Temmuz 11 2024 0Yorum

Korozyon

Korozyon Nedir?

Tıp dilinde, gemi, uçak ve diğer mühendislik yapıları üretiminde çok yaygın olarak kullanılan ve yabancı dillerden Türkçemize yerleşen korozyon (corrosion) sözcüğü; metallerde aşınma, kemirilme, erime, çürüme ifadeleriyle tanımlanmaktadır.

1999 depremleri sonrasında resmî makamlarca yapılan denetimler sonucunda konut, iş yeri, özel ve resmi hizmet binalarında %65-70 oranında ‘korozyon’ tespit edilmiştir. Bir dönem benim de yer aldığım saha çalışmalarında; özellikle yer altı suyunun yaygın olduğu bölgelerde, gevşek zeminlerde yer alan binalarda ve bu binaların, özellikle yüksek seviyede nem oranına sahip havalandırmasız mekânlarında bu oranı doğrular nitelikte korozyon etkisi tarafımızca da müşahede edilmişti.

‘Korozyon’ genel olarak binaların bodrum katlarında gelişmekle beraber, kapilarite nedeniyle taşınan tuzlar vasıtasıyla, taşıyıcı sistemin her tarafına yayılmaktadır. Dinamik tesirlere maruz olan bina cephelerinde de korozyon etkisine sıkça rastlanmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar, korozyonun yoğun olduğu ve taşıyıcı sistemlerinin bundan önemli ölçüde etkilenerek tahribat gördüğü yapıların taşıma güçlerinin zamanla kayba uğradığını göstermektedir. Tekniğine uygun yapı üretimi yapılmayıp, koruyucu önlemler alınmazsa; çelik üstünde gelişebilecek korozyonun, betonarme durabilitesini (mukavemetini) olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdır.

Korozyon Oluşumuna ve Gelişimine Etki Eden Faktörler

Betonarmede korozyon gelişimi; metal ve metal alaşımlar üzerinde gerçekleşen termodinamik bir hadise olup, betonarme yapı elemanı içinde yer alan unsurlardan birisi olan donatının (çelik malzeme) bulunduğu ortamla elektrokimyasal reaksiyona girerek fiziki ve metalik özelliklerini kaybetme durumudur. Aderans, betonun çeliğe yapışma özelliği olup; alkali niteliğe sahip betonun aderans ile çeliği sarmalaması sonucunda, donatıyı korozyondan koruyan bir satıh oluşur.

Tekniğine uygun olarak üretilmeyen beton, yanlış malzeme kullanımı, havadaki gazlar, dinamik ve statik tesirler, zaman, sünme, nemli, tuzlu ve sulu ortam gibi faktörler korozyon oluşumunu geliştirir. Bu nedenlerle beton üzerinde oluşabilecek çatlaklar ve döküntüler kanalıyla; su, nem, tuz ve havadaki gazlarla birlikte meydana gelen kimyasal reaksiyon sonucunda, çelik üzerindeki koruyucu kısım bozulmaya başlar. Paslanma ve çürüme ile çelikte kütle kaybı gelişir ve bunun sonucunda yapı elemanı, çekme ve sünme özelliğini yitirir.

Binada Korozyon Hasarı Nasıl Önlenir?

a) Yeni inşa edilecek binalarda doğru planlama, tasarım ve uygulama yapılmalıdır

Yapı tasarlanırken su ve nem etkisinden uzak tutacak biçimde doğru drenaj planlaması yapılıp, suyun etkin olduğu temeller ve tabi zemin seviyesi altında yer alan dış cephe duvarlarında su yalıtımı uygulanmalıdır.

Özellikle bodrum katlar havalandırılacak biçimde planlanmalı; nemli ve kirli havanın çıkışı sağlanmalıdır. Bina cephe kaplamalarında çatlak ve delik oluşumuna geçit verilmeyip; yağmur oluk ve dereleri, su ve atık su tesisatları kurallara uygun olarak yapılmalıdır. Tabi zemin seviyesi altında dökülecek betonda geçirimsizlik sağlayan yapı kimyasalları kullanılmalıdır.

Tekniğine ve standartlara uygun beton, çelik kullanılmalı, aynı şekilde kalıp ve betonarme işçiliği yapılmalıdır. Betonarme yapı elemanlarının kılıfını oluşturan “pas payı” teknik mevzuata uygun biçimde gerçekleştirilmelidir.

b) Mevcut binalarda alınabilecek tedbirler

Korozyon nedeniyle hasar görmüş olan betonarme yapı elemanının etkin bir tamir yöntemi bulunmamakla beraber, kabul edilebilir derecede hasarlı yapılarda onarımlar gerçekleştirilmekte, böylelikle hasarın büyümesinin önüne geçilebilmektedir.

Öncelikle tadilata, hasar bölgesi ve çelik donatı temizlenmek suretiyle korozyon katmanının kaldırılmasıyla başlanır. Basınçlı havayla istenmeyen parçacıklar temizlenir. Çelik yüzeyler gerekli yapı kimyasalıyla astarlanır, hasarlı bölgeye epoksi enjeksiyonu yapılır. Koruyucu olarak da kimyasal içerikli çimento esaslı harç veya reçineyle kaplanır.

Korozyona sebep olabilecek çatı yapı elemanları, yağmur suyu olukları, dereleri, iniş boruları gözden geçirilmeli ve gerekirse onarılmalı; su ve atık su tesisatlarının, taşıyıcı sisteme zarar vermesinin önüne geçilmelidir. Bodrum katlar başta olmak üzere, havasız mekânların havalandırılması sağlanmalıdır.

ENGİN DEMİREL TAVTIN

Yüksek İnşaat Mühendisi

Yeni Çanakkale Belediyesi Binasının su yalıtımı

Yeni Çanakkale Belediyesi Binasının 3 kat aşağısında bulunan d=120 cm kalınlığındaki Radye temelinde, Kontrol Mühendisi olarak benim önerim ile Korezyona karşı önlem olarak, çok özel şartlarda kullanılan Grace Preprufe kullanarak bina temelinin çok uzun zamanlar sağlam kalmasını sağlayacak ve sözleşmede bulunmamasına rağmen bu su izalasyonu malzemesini kullanılmasına onay vermiştir. Bu kararı alan yetkili arkadaşlarımın ileriyi gören düşüncelerinden dolayı kutlarım

u1850462

Yorum yaz